1
00:00:07,120 --> 00:00:10,160
Önceki bölümde,
Rönesans'ın Avrupa'yı nasıl
2
00:00:10,240 --> 00:00:12,160
çamur ve yaban havucu dolu bir yerden,
3
00:00:12,240 --> 00:00:15,160
tablolarla dolu lüks tatil yerine
dönüştürdüğünü gördük.
4
00:00:15,240 --> 00:00:19,680
Bu uyanışın, düzene pabucunu
ters giydiren ayaklanmaların yaşanmasını
5
00:00:19,760 --> 00:00:22,040
nasıl sağladığını da gördük.
6
00:00:22,760 --> 00:00:24,840
Ancak devrimler daha yeni başlıyordu.
7
00:00:24,920 --> 00:00:27,560
İnsanlık, metali ve elektriği
evcilleştirerek
8
00:00:27,640 --> 00:00:30,320
yeniden ileri atılmak üzereydi.
9
00:00:30,400 --> 00:00:34,400
İlerleme, yeni bir rahatlık
ve eğlence çağını açacak
10
00:00:34,480 --> 00:00:37,560
ama aynı zamanda
dünyadaki tüm yaşamı tehdit edecekti.
11
00:00:37,640 --> 00:00:39,360
Yani iki ucu şeyli değnek durumu.
12
00:00:39,440 --> 00:00:43,800
Bu hafta burada, Dünya'da,
makinelerin yükselişine tanık olacağız.
13
00:00:43,880 --> 00:00:46,680
Tabii bir de Cunk On Earth'de.
14
00:00:59,400 --> 00:01:01,840
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM:
MAKİNELERİN YÜKSELİŞİ
15
00:01:01,920 --> 00:01:06,240
Yüzyıllarca, insanlardan ineklere kadar
doğadaki her şey
16
00:01:06,320 --> 00:01:07,640
bunun sayesinde yaşadı:
17
00:01:08,640 --> 00:01:10,239
Yani temiz havanın.
18
00:01:10,319 --> 00:01:12,080
Bilmeyenler için anlatayım:
19
00:01:12,160 --> 00:01:14,200
Hava, görünmez bir dizi gaz karışımıdır
20
00:01:14,280 --> 00:01:17,520
ve o kadar bağımlılık yapar ki,
o kesildikten birkaç dakika sonra
21
00:01:17,600 --> 00:01:20,040
ölümcül yoksunluk semptomları yaşarız.
22
00:01:21,560 --> 00:01:26,000
Bu bağımlılık,
havanın rakibi olan suyu kıskandırdı.
23
00:01:26,080 --> 00:01:27,920
Suyun kendini geliştirmesi şarttı.
24
00:01:28,000 --> 00:01:32,400
Doğal efendileri olan bizler için
daha vazgeçilmez hâle gelmesi gerekiyordu.
25
00:01:32,480 --> 00:01:34,040
Baskıyı hissediyordu.
26
00:01:34,120 --> 00:01:37,880
Bu baskı, onu daha yararlı
bir şey olan buhara dönüştürdü.
27
00:01:38,720 --> 00:01:42,240
Buhar, her türlü makineye
güç sağlamak için kullanılabilir.
28
00:01:42,320 --> 00:01:45,840
Ve hiçbir yer, Amerika kadar
buhara kafayı takmamıştı.
29
00:01:45,920 --> 00:01:49,440
Buhar, bu ülkenin çehresini
sonsuza dek değiştirecekti.
30
00:01:49,520 --> 00:01:52,520
Nedenini anlamak için
maalesef bir haritaya bakmak şart.
31
00:01:52,600 --> 00:01:55,640
İlk başta yerleşimciler,
mikrodalgadaki donuk turta misali
32
00:01:55,720 --> 00:01:59,360
Amerika'nın ortasına el sürmemiş,
kenarlarına toplanmışlardı.
33
00:01:59,440 --> 00:02:02,480
Ancak o zamanlar Amerikalılar,
alçakgönüllü değillerdi.
34
00:02:02,560 --> 00:02:04,000
Bugün de olmadıkları gibi.
35
00:02:04,080 --> 00:02:07,160
Açık Kader denen bir şeye inanıyorlardı.
36
00:02:07,240 --> 00:02:09,880
Buna göre, bütün topraklar onlara aitti
37
00:02:09,960 --> 00:02:13,160
ve Tanrı onlara batıya gidip
yanlışlıkla oraya daha önce koyduğu
38
00:02:13,240 --> 00:02:16,840
Yerli Amerikalılardan
bu toprakları geri almalarını emrediyordu.
39
00:02:16,920 --> 00:02:19,680
Açık Kader nedir?
40
00:02:19,760 --> 00:02:23,120
Açık Kader, 1840 ve 1850'lerde halkın,
41
00:02:23,200 --> 00:02:26,280
Amerika kıtasının geri kalanını
ele geçirme
42
00:02:26,360 --> 00:02:29,720
ve değerlerini
bir uçtan bir uca yayma konusunda
43
00:02:29,800 --> 00:02:33,680
Tanrı vergisi bir hakka sahip olduğuna
inandıkları bir ideolojidir.
44
00:02:33,760 --> 00:02:36,320
-Yani bu Tanrı'nın planı mıydı?
-Fikir buydu, evet.
45
00:02:36,400 --> 00:02:39,120
Bu, sizi Tanrı'nın köleleri yapmaz mı?
46
00:02:39,200 --> 00:02:41,880
Bence zamane insanlarının gözünde
kendileri,
47
00:02:41,960 --> 00:02:44,320
Tanrı'nın Dünya'daki misyonerleriydi.
48
00:02:44,400 --> 00:02:47,880
Böylece, onun ilkelerini
zorla uygulamak yerine,
49
00:02:47,960 --> 00:02:50,040
isteyerek icra ettiklerini düşündüler.
50
00:02:50,120 --> 00:02:53,040
Ama en azından Tanrı'nın köpeğisiniz.
51
00:02:53,120 --> 00:02:56,000
Ama kaderini tezahür ettirmek
tehlikeliydi.
52
00:02:56,080 --> 00:02:59,360
Derme çatma bir at arabasında
tehlikeli bir arazide yol alırken
53
00:02:59,440 --> 00:03:02,880
açlıktan veya dizanteriden
sıçarak ölme, yılan tarafından sokulma
54
00:03:02,960 --> 00:03:05,560
ya da Apaçilerin elinde
ölme tehlikesi vardı.
55
00:03:05,640 --> 00:03:08,520
Sanki Tanrı,
bunu yapmalarını istemiyormuş gibi.
56
00:03:09,200 --> 00:03:12,400
Ancak buharlı trenin icadı
tüm bunları değiştirdi.
57
00:03:12,480 --> 00:03:15,200
Buharlı tren, at arabasıyla dalga geçti.
58
00:03:15,280 --> 00:03:17,400
Mecazen dedim. Bu bir çocuk kitabı değil.
59
00:03:18,080 --> 00:03:20,960
Amerikalılar, karada yollar açarak
60
00:03:21,760 --> 00:03:25,520
ve güç dengesini değiştirerek
buhar makinelerini vahşi doğaya saldı.
61
00:03:26,360 --> 00:03:30,640
Artık Yerli Amerikalılarla savaş,
yüksek hızda
62
00:03:30,720 --> 00:03:33,160
ve açık büfe vagonu eşliğinde
yürütülebilirdi.
63
00:03:33,680 --> 00:03:37,720
Demiryolları sayesinde batının her yerinde
küçük kasabalar oluştu.
64
00:03:38,360 --> 00:03:40,520
Buralar, sert ve kanunsuz yerlerdi.
65
00:03:40,600 --> 00:03:43,640
Buralarda, adalet namlunun
ucunda aceleyle görülürdü
66
00:03:43,720 --> 00:03:48,440
ve kovboylar, ineklerini ve oğullarını
korumak için her şeyi yaparlardı.
67
00:03:48,520 --> 00:03:51,160
Bize bunun ne olduğundan bahseder misin?
68
00:03:51,240 --> 00:03:55,960
Bu, her atışta kurulan
askeri altıpatlar, Colt 45.
69
00:03:56,040 --> 00:03:58,920
Silah buradan dolduruluyor.
70
00:03:59,000 --> 00:04:01,560
Her atışta horozu geri kaldırmak gerekir.
71
00:04:02,320 --> 00:04:05,400
Bu, sadece
eski zamanın insanlarını mı öldürür?
72
00:04:05,480 --> 00:04:07,680
Modern insanları da öldürebilir mi?
73
00:04:07,760 --> 00:04:10,320
Ne yazık ki
modern insanları da öldürebilir.
74
00:04:10,400 --> 00:04:13,400
Ama çok eski.
Saat gibi görünüyor, değil mi?
75
00:04:13,480 --> 00:04:17,560
Kurşunlar yavaş mı çıkıyor?
Bir şekilde kurşundan kaçabilir miyiz?
76
00:04:17,640 --> 00:04:21,600
Kesinlikle kurşundan kaçamayız.
Saat gibi göründüğünde haklısınız.
77
00:04:21,680 --> 00:04:25,120
İçinde mandal bulunan
bir saat mekanizmasına çok benzer.
78
00:04:25,200 --> 00:04:27,120
-Andaval mı?
-Hayır, bir mandal.
79
00:04:27,200 --> 00:04:30,400
Kurşunlar nereden çıkıyor?
O boru parçasından mı çıkıyor?
80
00:04:30,480 --> 00:04:32,360
Doğrudur. Evet. Bu, silahın namlusu.
81
00:04:32,440 --> 00:04:36,920
Şunu yukarı kaldırıp
diğer ucuna bakabilir miyim?
82
00:04:37,000 --> 00:04:39,120
Yoksa gözümü vurur mu?
83
00:04:39,200 --> 00:04:40,520
Bu pek hoş karşılanmaz.
84
00:04:40,600 --> 00:04:43,840
Peki gözden vurulmak gerçekten acıtır mı?
85
00:04:43,920 --> 00:04:47,200
Çünkü sonuçta göz,
bir çeşit su torbası, değil mi?
86
00:04:47,280 --> 00:04:51,760
Kesin biraz acıtır ama sonuçta
işime gücüme bakarım herhâlde.
87
00:04:51,840 --> 00:04:54,360
Vurulmaya uygun bir yer
olduğunu sanmıyorum.
88
00:04:54,440 --> 00:04:59,200
İnsanlık neden böyle ölüm makineleri
icat etme ihtiyacı hissediyor?
89
00:04:59,720 --> 00:05:03,640
Cevabınızı biraz da
kısa tutabilir misiniz?
90
00:05:04,400 --> 00:05:06,280
İnsan olduğumuz için sanırım.
91
00:05:06,360 --> 00:05:11,240
Kaynaklar için savaşmak
kanımızda var sanırım.
92
00:05:12,400 --> 00:05:14,440
-Ya da başkalarıyla kapışmak.
-Evet.
93
00:05:14,520 --> 00:05:15,880
Kaçmak mümkün değil gibi.
94
00:05:15,960 --> 00:05:18,200
Biliyorum. Bence hepimiz manyağız.
95
00:05:18,800 --> 00:05:20,720
Silahlar Amerika'yı şekillendirmede
96
00:05:20,800 --> 00:05:23,160
ve insanları öldürmede
büyük bir rol oynadı.
97
00:05:23,800 --> 00:05:27,960
Şu an bile ateşli silah kullanımı,
ulusal kimliklerinin ayrılmaz bir parçası.
98
00:05:28,680 --> 00:05:31,960
Amerikalılar istediğini
silahla vurma hakkına nasıl sahip?
99
00:05:32,640 --> 00:05:36,160
Öyle bir hakları yok.
Cinayet, ABD'de yasadışı.
100
00:05:36,240 --> 00:05:38,120
Ancak silah sahibi olma hakları var.
101
00:05:38,200 --> 00:05:40,640
-Silah taşıma hakları var.
-Doğru.
102
00:05:40,720 --> 00:05:43,120
-Öyle ağır bir şey mi ki taşınsın?
-Ağır tabii.
103
00:05:43,200 --> 00:05:45,240
Öyle mi? Ben elle tutulur sanıyordum.
104
00:05:45,320 --> 00:05:49,960
Uzman değilim
ama sanırım elle de tutulur, taşınır da.
105
00:05:52,400 --> 00:05:55,200
Kovboyları, silahları
ve buharlı tren yolculuklarıyla
106
00:05:55,280 --> 00:05:57,680
Amerika, özgürler ülkesi olarak tanındı.
107
00:05:58,200 --> 00:06:00,760
Eminim bu tabir, köleleri şaşırtmıştır.
108
00:06:00,840 --> 00:06:04,720
Barbarca bir uygulama olan kölelik
Amerika'da hâlâ yaygındı.
109
00:06:04,800 --> 00:06:07,320
Özellikle de güney eyaletlerinde.
110
00:06:07,400 --> 00:06:10,160
Ama sonunda konu üzerinde
derinlemesine düşünen
111
00:06:10,240 --> 00:06:13,560
kuzey eyaletlerinin halkı,
korkunç bir şey fark etti.
112
00:06:14,120 --> 00:06:17,360
Her kölenin içinde gerçek bir insan vardı.
113
00:06:18,080 --> 00:06:21,600
Kuzey, Güney'e ne tür bir Amerika'da
yaşamak istediğini sordu.
114
00:06:21,680 --> 00:06:26,200
Beyazların diğer ırklara
aşağılık muamelesi yaptıkları mı,
115
00:06:26,280 --> 00:06:28,640
yoksa öyle değilmiş gibi yaptıkları mı?
116
00:06:29,160 --> 00:06:32,200
Tartışma, bir iç savaşa dönüştü.
117
00:06:32,280 --> 00:06:35,440
Amerika'nın bugün olduğu kadar
kutuplaştığı bir dönemdi.
118
00:06:36,160 --> 00:06:40,200
İç Savaş, Amerika'yı parçaladı, değil mi?
Kardeş kardeşe düşman oldu.
119
00:06:40,280 --> 00:06:44,120
Kendine düşman olacak kadar
çelişkiye düşen oldu mu peki?
120
00:06:44,200 --> 00:06:46,120
Sanmıyorum.
121
00:06:46,200 --> 00:06:50,280
Bireyler arasında hangi tarafa
dâhil olmak gerektiği konusunda
122
00:06:50,360 --> 00:06:51,800
tartışmalar olmuş olabilir.
123
00:06:51,880 --> 00:06:54,280
Sanırım bahsettiğiniz şey de bu olabilir.
124
00:06:54,360 --> 00:06:57,520
İnsanlar neden bunun
ilk modern savaş olduğunu söylüyor?
125
00:06:57,600 --> 00:07:01,320
Hele ki fotoğraflardan
çok uzun zaman önce olduğu anlaşılıyorken.
126
00:07:01,400 --> 00:07:03,600
Fotoğraflara atıfta bulunmanız ilginç
127
00:07:03,680 --> 00:07:06,840
çünkü fotoğrafın
gerçekten rol oynadığı ilk savaştı.
128
00:07:06,920 --> 00:07:11,520
Fotoğraflar, çatışmanın bir parçasıydı
ve şiddeti belgeliyordu.
129
00:07:11,600 --> 00:07:14,040
Daha sonra fotoğrafları tabettirip
130
00:07:14,120 --> 00:07:17,840
hangileri düzgün çıkmış diye bakma faslı
heyecan verici olmuştur.
131
00:07:19,040 --> 00:07:21,760
Dört uzun yıl süren
şiddet dolu savaşın ardından,
132
00:07:21,840 --> 00:07:25,480
Kuzey üstün geldi,
ki kuzey zaten üstte kalır.
133
00:07:25,560 --> 00:07:30,800
Kuzeyin tartışmasız kralı
Abraham Lincoln için bir zaferdi bu.
134
00:07:31,520 --> 00:07:33,240
Abraham Lincoln kimdi?
135
00:07:33,320 --> 00:07:37,200
Ve neden karnında onca tuhaf dövme vardı?
136
00:07:37,280 --> 00:07:39,960
Dövmelerle neyi kastettiğinizi
hiç bilmiyorum
137
00:07:40,040 --> 00:07:45,120
ama kendisi ABD Başkanı ve muhtemelen
en iyi ABD Başkanı olarak anılıyor.
138
00:07:45,200 --> 00:07:49,680
Görünüşe göre karnında bir kardan adam
ve bir kızılgerdan dövmesi varmış.
139
00:07:50,240 --> 00:07:52,680
Kızılgerdanın bir de bıyığı varmış.
140
00:07:53,960 --> 00:07:56,680
Cidden neden bahsettiğinizi
hiç bilmiyorum.
141
00:07:57,560 --> 00:08:01,480
Artık Lincoln başkandı,
sonunda kölelik kaldırılmıştı
142
00:08:01,560 --> 00:08:04,200
ve yerini düz ırkçı ön yargı aldı.
143
00:08:04,760 --> 00:08:08,120
Ancak Abraham Lincoln'ün hikâyesi
mutlu sonla bitmedi.
144
00:08:08,200 --> 00:08:12,080
Kuzey kazandıktan beş gün sonra
başına korkunç bir şey geldi.
145
00:08:12,160 --> 00:08:15,160
Oyun izlemek için
tiyatroya gitmeye zorlandı.
146
00:08:15,840 --> 00:08:18,640
Nazik bir tetikçi tarafından
acısına son verilmiş.
147
00:08:18,720 --> 00:08:21,600
Ama adam acımasızmış ki,
üçüncü perdeye kadar beklemiş.
148
00:08:21,680 --> 00:08:24,360
Abraham Lincoln,
tiyatronun locasında vuruldu.
149
00:08:24,440 --> 00:08:26,800
Bu vücudun neresinde?
150
00:08:26,880 --> 00:08:30,360
Sanırım o sırada bulunduğu
fiziksel yerden, yani Washington DC'deki
151
00:08:30,440 --> 00:08:34,160
Ford's Theatre'daki
başkanlık locasından bahsediyorsunuz.
152
00:08:34,240 --> 00:08:37,720
Ve neden vuruldu?
Şapkasını çıkarmadığı için miydi?
153
00:08:37,799 --> 00:08:41,559
Çünkü tiyatroda, önünde
şapkalı biri varken insan gıcık olur da.
154
00:08:41,640 --> 00:08:45,480
Başkanlık locasındaydı,
yani bildiğim kadarıyla arkada biri yoktu.
155
00:08:45,559 --> 00:08:50,520
Ama bir Konfederasyon destekçisi olan
John Wilkes Booth tarafından vuruldu.
156
00:08:50,600 --> 00:08:55,080
Kafadan vurulmak,
onun liderlik becerisini nasıl etkiledi?
157
00:08:56,000 --> 00:08:59,640
Becerisini sona erdirdi çünkü vurulduktan
yaklaşık 12 saat sonra öldü.
158
00:08:59,720 --> 00:09:04,000
-Yani devam edemedi.
-Cesede dönüştüğü için devam edemedi.
159
00:09:04,080 --> 00:09:06,680
Lincoln'ün kandilinin yağı
tükenmiş olabilirdi
160
00:09:06,760 --> 00:09:09,120
ama Amerika, kandili değiştirmek üzereydi.
161
00:09:09,200 --> 00:09:14,320
Benjamin Franklin, şimşek çaktırmak için
uçurtma ipine anahtar taktığından beri
162
00:09:14,400 --> 00:09:16,920
Amerikalılar elektrikle oynuyorlardı.
163
00:09:17,000 --> 00:09:20,800
Sonra, 1878'de Thomas Edison bu gücü,
164
00:09:20,880 --> 00:09:24,480
olağanüstü bir şey hâline getirmek için
nasıl kullanacağını keşfetti.
165
00:09:25,280 --> 00:09:28,680
Edison'un ampulü icat etmediği bir dünya
hayal etmek zor.
166
00:09:28,760 --> 00:09:32,360
Hayal etmiş olsanız bile
karanlıktan orada olanları göremezsiniz.
167
00:09:32,440 --> 00:09:37,360
Edison'ın ışığı icat etmesinden önce
insanlar nasıl görüyordu?
168
00:09:37,440 --> 00:09:38,960
Işık, Güneş'ten gelir,
169
00:09:39,040 --> 00:09:42,680
böylece insanlar Güneş sayesinde
gün boyunca görebilirler.
170
00:09:42,760 --> 00:09:47,000
Ampule ise Güneş olmadığından
etrafı göremediğimiz zamanlarda
171
00:09:47,080 --> 00:09:48,960
ihtiyaç duyuyoruz.
172
00:09:49,040 --> 00:09:52,400
Peki, insanlar ampulden önce
ne kullanıyordu?
173
00:09:52,480 --> 00:09:55,200
Mum ya da yağ kullandılar.
174
00:09:55,280 --> 00:09:59,680
Yani gündüzleri gün ışığımız,
geceleri de mumlarımız vardı.
175
00:09:59,760 --> 00:10:01,200
Evet.
176
00:10:01,280 --> 00:10:04,920
Yani ampule ihtiyacımız yoktu.
Ömrünü adadığı bu iş, boşaydı yani.
177
00:10:05,920 --> 00:10:09,680
Edison'un inanılmaz icatlarından
bir diğeri de fonograftı.
178
00:10:22,600 --> 00:10:26,800
BİLİM MÜZESİ, LONDRA
179
00:10:29,360 --> 00:10:32,080
-Durdurabilir misiniz?
-Evet elbette.
180
00:10:33,840 --> 00:10:36,920
Bu, inanılmaz bir şey, değil mi?
Şu anda buradayız
181
00:10:37,000 --> 00:10:40,120
ama o ses yıllar öncesine ait.
182
00:10:40,200 --> 00:10:43,200
Bu trompet parçasına doğru konuşursam,
183
00:10:43,280 --> 00:10:48,080
o kişiye, bulunduğu yer hakkında
bir soru sorabilir miyim?
184
00:10:48,160 --> 00:10:52,280
Soramazsınız çünkü kayıt,
yüz yılı aşkın bir süre önce yapılmış.
185
00:10:52,360 --> 00:10:55,280
Ama bu bir fonograf.
Çalışma mantığı telefon gibi değil mi?
186
00:10:55,360 --> 00:11:02,200
Fonograf, Yunancada
"ses yazısı" anlamına gelir.
187
00:11:02,280 --> 00:11:04,520
Yani telefon anlamına gelmez.
188
00:11:04,600 --> 00:11:07,080
Böylece bizi duyabilirler
ama cevap veremezler.
189
00:11:08,240 --> 00:11:11,160
Öyle demedim.
Onlar bizi duyamaz, biz onları duyarız.
190
00:11:11,240 --> 00:11:12,560
Kayıtlarını duyuyoruz.
191
00:11:12,640 --> 00:11:15,280
Bizi duyamazlar ve bize cevap veremezler.
192
00:11:15,360 --> 00:11:17,080
Evet, doğrudur.
193
00:11:17,160 --> 00:11:18,640
Peki, bunun anlamı ne?
194
00:11:18,720 --> 00:11:23,160
Müziği, insan seslerini
ve diğer sesleri duyabilmemiz için.
195
00:11:23,240 --> 00:11:26,960
Peki, henüz gerçekleşmemiş sesleri
kaydedebilir mi?
196
00:11:29,360 --> 00:11:30,760
Hayır.
197
00:11:30,840 --> 00:11:33,160
Peki ya daha önce olan sesler?
198
00:11:34,000 --> 00:11:37,840
Bu sesler o sırada kaydedilmişse, olur.
199
00:11:37,920 --> 00:11:40,640
Geçmişte olan bir şeyi yakalayamaz.
200
00:11:40,720 --> 00:11:43,520
Açıkçası oldukça sınırlı
bir şeye benziyor.
201
00:11:43,600 --> 00:11:46,280
Edison'un pornografı sayesinde
202
00:11:46,360 --> 00:11:50,360
klasik müzik
artık milyonlarca seyirciyi sıkabiliyordu.
203
00:11:51,040 --> 00:11:53,480
Orkestrada
klasik müzik çalmanız gerek diyelim.
204
00:11:54,080 --> 00:11:55,920
Orkestra nasıl çalınır?
205
00:11:56,000 --> 00:11:57,240
İçine mi üflenir?
206
00:11:57,320 --> 00:12:01,040
Yoksa iplere bir sopa falan mı sürtülür?
207
00:12:01,120 --> 00:12:05,920
-Orkestra tek bir enstrüman değildir.
-Peki.
208
00:12:06,000 --> 00:12:10,200
Orkestra, birçok farklı enstrümanın
bir araya gelmesidir.
209
00:12:10,280 --> 00:12:12,960
Anladım. Birden fazla enstrüman.
210
00:12:13,040 --> 00:12:17,360
Yani bir orkestra çalmak için
iki ele ve ağza ihtiyaç var.
211
00:12:18,440 --> 00:12:22,920
Orkestra şefinin
tüm bunlara ihtiyacı olabilir.
212
00:12:23,000 --> 00:12:29,000
Ancak orkestranın kendisi birçok farklı
enstrümandan oluşan bir varlıktır.
213
00:12:29,080 --> 00:12:31,640
Yani bütün bir orkestraya üflenmiyor.
214
00:12:34,000 --> 00:12:38,880
Edison sayesinde, ışık ve ses dünyaları
boyunduruk altına alındı.
215
00:12:38,960 --> 00:12:41,840
Ancak başka bir alan
inatla fethedilememişti:
216
00:12:41,920 --> 00:12:43,960
gökyüzünün dünyası.
217
00:12:44,040 --> 00:12:47,440
İnsanlar yıllarca
uçma mekanizmaları yapmaya çalıştı.
218
00:12:47,520 --> 00:12:48,800
Ancak ilk öncülerin çoğu,
219
00:12:48,880 --> 00:12:51,840
ilk deneysel ölüme atlayışlarını
gerçekleştirmek dışında
220
00:12:51,920 --> 00:12:53,120
pek bir şey yapamadı.
221
00:12:53,880 --> 00:12:56,920
Ancak Orville ve Wilbur Wright kardeşler,
yer çekimine karşı
222
00:12:57,000 --> 00:13:01,160
ilk başarılı yasal mücadeleye
kalkıştıklarında her şey değişti.
223
00:13:01,920 --> 00:13:04,600
İlk uçuş ne kadar uzağa yapıldı?
224
00:13:04,680 --> 00:13:09,240
Wright Kardeşler'in birkaç uçuş
gerçekleştirdikleri o gün,
225
00:13:09,320 --> 00:13:12,680
bu uçuşlar
sadece birkaç yüz fitlik mesafeydi.
226
00:13:12,760 --> 00:13:15,000
O zaman yürüselermiş.
227
00:13:15,800 --> 00:13:18,720
Yürüyebilirlerdi tabii
ama mesele bu değildi.
228
00:13:18,800 --> 00:13:22,320
Tuvalet gerektirecek kadar uzun olan
ilk uçuş ne zamandı?
229
00:13:22,400 --> 00:13:27,360
Ticari uçuşlar geliştikçe,
bu uçuşlar daha uzun mesafeli hâle geldi
230
00:13:27,440 --> 00:13:32,720
ve yolcuların uçakta tuvalet olması gibi
bazı rahatlıklara ihtiyacı doğdu.
231
00:13:32,800 --> 00:13:36,120
Bu, birinin
uçakta tuvalete ihtiyaç olduğunu
232
00:13:36,200 --> 00:13:37,720
ilk kez fark ettiği an olmalı.
233
00:13:38,360 --> 00:13:40,600
Bu, Wright Kardeşler'den daha etkileyici.
234
00:13:42,400 --> 00:13:46,680
Bunu, özellikle çarpıcı
veya heyecan verici bir gelişme olarak
235
00:13:46,760 --> 00:13:49,320
hiç düşünmemiştim maalesef.
236
00:13:49,400 --> 00:13:51,720
Bisikletlerde neden tuvalet yok?
237
00:13:53,160 --> 00:13:55,440
İnmek zorunda kalmamak için yani.
238
00:13:56,280 --> 00:13:58,440
Bunun telifini alsam iyi olur.
239
00:13:58,520 --> 00:14:02,040
Wright Kardeşler'in tarihi uçuşu,
tuvaleti olmasa bile
240
00:14:02,120 --> 00:14:04,040
ulaşımı sonsuza dek değiştirdi.
241
00:14:04,120 --> 00:14:06,760
Hem de hâlâ
tam olarak anlaşılamayan şekillerde.
242
00:14:06,840 --> 00:14:09,560
Wright Kardeşler
ilk hakiki uçuşu gerçekleştireli
243
00:14:09,640 --> 00:14:11,080
100 yıldan uzun zaman olmuş.
244
00:14:11,160 --> 00:14:15,640
Neden hâlâ uçakların gerçekte
nasıl çalıştığını çözmeye yaklaşamadık?
245
00:14:16,680 --> 00:14:19,520
Çözdük zaten.
Bugün nasıl çalıştıklarını biliyoruz.
246
00:14:19,600 --> 00:14:21,960
Ama gerçekte nasıl çalışıyorlar?
247
00:14:22,040 --> 00:14:25,920
Havanın uçağın kanatları üzerinden
248
00:14:26,000 --> 00:14:29,800
nasıl aktığını açıklayan
matematiksel denklemlerimiz var.
249
00:14:29,880 --> 00:14:33,880
Bilime başvurmadan
nasıl çalıştıklarını açıklar mısınız?
250
00:14:36,560 --> 00:14:39,600
Mantığında yatan bilimi
açıklamamak biraz zor
251
00:14:39,680 --> 00:14:43,840
ama kanatlarının şeklinden dolayı
252
00:14:43,920 --> 00:14:46,480
yukarı yöndeki kuvvet,
aşağı yöndekinden büyük.
253
00:14:46,560 --> 00:14:49,000
Böylece hava, uçağı havaya doğru itiyor.
254
00:14:49,080 --> 00:14:52,200
Bu sizin teoriniz.
Benim teorimi duymak ister misiniz?
255
00:14:52,880 --> 00:14:54,720
-Olur.
-Bence imanla uçuyor.
256
00:14:55,840 --> 00:14:58,760
Sadece uçakların uçabileceğine
inandığımız için.
257
00:14:58,840 --> 00:15:03,920
Sonuçta medya, iddiayı sürdürmeli
yoksa uçaklar tek tek düşmeye başlar.
258
00:15:04,000 --> 00:15:06,840
Wi-Fi da aynı.
Bunun gerçek olmasına imkân yok.
259
00:15:06,920 --> 00:15:11,160
Bu pandomime uymamız gerekiyor
yoksa her şey durma noktasına gelir.
260
00:15:11,960 --> 00:15:16,280
Gökyüzü evcilleştirildi.
Şimdi de sıra yollardaydı.
261
00:15:17,600 --> 00:15:20,520
İlk otomobili
kimin icat ettiğini söylemek zor.
262
00:15:20,600 --> 00:15:22,200
Pek çok insan bunu denediği için
263
00:15:22,280 --> 00:15:25,320
Vikipedi sayfası öyle uzun ki
okumaya zahmet bile edilmez.
264
00:15:25,400 --> 00:15:27,040
Ama neyse ki bunun bir önemi yok
265
00:15:27,120 --> 00:15:30,760
çünkü sonuçta araba denince
sadece bir adamın ismi akıllara geliyor.
266
00:15:31,640 --> 00:15:34,800
Gişe rekorları kıran ilk otomobili yapan
adamın adı
267
00:15:34,880 --> 00:15:37,760
Henry Model T Ford'du.
268
00:15:37,840 --> 00:15:40,600
Şaşırtıcı bir tesadüf eseri,
arabasının adı da buydu.
269
00:15:41,840 --> 00:15:44,600
Model T Ford,
20 beygir gücündeki dört silindirli,
270
00:15:44,680 --> 00:15:49,280
2,9 litrelik motoru
ve saatte 75 kilometrelik azami hızıyla
271
00:15:49,360 --> 00:15:52,440
gerçekten berbat bir otomobildi.
272
00:15:52,520 --> 00:15:55,440
Annenizin kullandığı araba her neyse
ondan bile beter.
273
00:15:56,960 --> 00:16:01,160
Telefonu takacak yer yok,
uydu navigasyonu veya müzik sistemi yok.
274
00:16:01,840 --> 00:16:04,120
Bardak tutacağı bile yok.
275
00:16:05,480 --> 00:16:08,440
Yine de bir attan çok daha iyiydi
276
00:16:08,520 --> 00:16:11,280
çünkü arkasına giderseniz
kafanıza çifte atmıyordu.
277
00:16:11,360 --> 00:16:12,720
Ve trene binmenin aksine
278
00:16:12,800 --> 00:16:16,120
arabada bir psikopatın yanına oturmanız
pek olası değil.
279
00:16:16,200 --> 00:16:19,920
Cebinde tornavida olan bir otostopçuyu
arabaya aldıysanız başka tabii.
280
00:16:23,800 --> 00:16:27,960
Ama Henry Model T Ford'un
en büyük ustalığı arabanın kendi değil,
281
00:16:28,040 --> 00:16:29,720
onun yapılma şekliydi.
282
00:16:30,640 --> 00:16:31,840
Ford, bütün bir arabayı
283
00:16:31,920 --> 00:16:34,840
yavaş yavaş tek başına yapacak
bir kişiyi işe almak yerine,
284
00:16:34,920 --> 00:16:36,840
arabanın küçük bir parçasını
285
00:16:36,920 --> 00:16:40,640
defalarca yapacak
bir sürü insanı işe aldı.
286
00:16:40,720 --> 00:16:44,520
Bu, iş yeri sıkıntısı
ve insan anlamsızlığında bir devrimdi.
287
00:16:45,080 --> 00:16:48,520
Seri üretim için
seri hâlinde insan iş gücü gerekiyordu.
288
00:16:48,600 --> 00:16:52,280
Amerikan rüyasını tatmak için
milyonlarca insan ABD'ye akın etti.
289
00:16:52,360 --> 00:16:56,480
Daha büyük gemilere olan ihtiyaç,
dünyanın ilk tek kullanımlık denizaltısı
290
00:16:56,560 --> 00:16:58,920
Titan 1C'nin icat edilmesine yol açtı.
291
00:17:00,200 --> 00:17:04,440
İnsanlık yıllarca okyanusun dibine
dalabilmeyi hayal etmişti.
292
00:17:04,520 --> 00:17:07,600
Ve Titan 1C, bu hayali gerçekleştirecekti.
293
00:17:08,880 --> 00:17:11,000
Bu büyük bir başarıydı.
294
00:17:11,079 --> 00:17:13,800
Titan 1C, ilk yolculuğunda
295
00:17:13,880 --> 00:17:17,040
Southampton'dan
doğruca denizin dibine yelken açtı.
296
00:17:17,119 --> 00:17:19,920
Cesur kâşifler burada,
okyanus tabanındaki atmosferin
297
00:17:20,000 --> 00:17:22,680
nefes almaya uygun olmadığını
keşfedene kadar
298
00:17:22,760 --> 00:17:25,440
birkaç dakika boyunca
lüks içinde yaşadılar.
299
00:17:27,160 --> 00:17:31,800
Işığı, sesi, gökyüzünü, yolu
ve okyanusun dibini fetheden insanlık,
300
00:17:31,880 --> 00:17:36,120
daha önce duymadığı bir şeyi
keşfetmek üzereydi.
301
00:17:36,200 --> 00:17:42,080
Bu da radyasyonun babası olan bilim kadını
Marie Curie sayesinde mümkün oldu.
302
00:17:42,680 --> 00:17:45,440
Eğer radyasyon görünmüyorsa,
303
00:17:45,520 --> 00:17:50,160
Marie Curie
radyoaktiviteyi keşfettiğini nasıl anladı?
304
00:17:50,240 --> 00:17:53,920
Marie Curie
radyoaktivite kelimesini icat etti.
305
00:17:54,000 --> 00:17:59,600
Ve radyoaktivite, radyum, polonyum,
plütonyum gibi bir maddenin
306
00:17:59,680 --> 00:18:02,520
çok fazla enerji vermesi
ve doğal olarak bozunmasıdır.
307
00:18:02,600 --> 00:18:05,400
Yani görünmez olsa da gerçek bir şey.
308
00:18:06,200 --> 00:18:09,360
Pek çok gerçek şey görünmezdir, evet.
309
00:18:09,440 --> 00:18:13,680
Yani çakralar ve enerji alanları gibi.
310
00:18:13,760 --> 00:18:16,400
Yüzümüzün iç kısmında,
burçlarımızla bağlı olan
311
00:18:16,480 --> 00:18:20,880
ve glüteni sindirme şeklimizi
etkileyen şeyler gibi.
312
00:18:20,960 --> 00:18:24,080
-Onlar da gerçek, değil mi?
-Bence onlar gerçek değil.
313
00:18:24,160 --> 00:18:25,120
Bence gerçek ama.
314
00:18:25,200 --> 00:18:29,560
Carol teyzem
insanların çakralarını yeniden düzenler.
315
00:18:29,640 --> 00:18:31,040
Saatine 80 sterlin alıyor.
316
00:18:31,120 --> 00:18:33,360
Bu işten o kadar para kazanıyorsa
317
00:18:34,440 --> 00:18:36,320
bu saçmalık olamaz, değil mi?
318
00:18:36,400 --> 00:18:39,960
Trajik bir şekilde,
Curie'nin merakı ölümünü getirdi.
319
00:18:40,040 --> 00:18:44,960
Radyasyona uzun süre maruz kalmanın
ölümüne katkıda bulunduğu düşünülüyor.
320
00:18:45,560 --> 00:18:46,880
Ama bu haksızlık, değil mi?
321
00:18:46,960 --> 00:18:52,080
Bruce Banner gibi erkek bir bilim insanı
gama radyasyonuna maruz kaldığında
322
00:18:52,160 --> 00:18:55,200
süper kahraman oluyor, değil mi?
323
00:18:55,280 --> 00:18:59,120
Kendi çizgi romanı ve film serisi oluyor.
324
00:18:59,200 --> 00:19:01,120
Ama Marie Curie ise ölüyor.
325
00:19:01,200 --> 00:19:03,160
Adam, Hulk oldu.
326
00:19:03,800 --> 00:19:07,560
Bu haksızlık, değil mi?
Ataerkilliğin suçu mu bu?
327
00:19:07,640 --> 00:19:11,200
Ayrıca ataerkillik nedir?
328
00:19:11,280 --> 00:19:14,680
Bir yandan daha az kadın olan
bilim insanları,
329
00:19:14,760 --> 00:19:16,920
kendi kuramları üzerinde çalışıyordu.
330
00:19:17,000 --> 00:19:20,040
Fizikçi ve profesyonel dil mankeni
Albert Einstein,
331
00:19:20,120 --> 00:19:23,400
bugüne kadar kimsenin anlamadığı
"e eşittir emek"
332
00:19:23,480 --> 00:19:25,440
görelilik kuramını ortaya attı.
333
00:19:25,520 --> 00:19:28,720
Bundan bahsediyorum
çünkü ileride önemli olduğu ortaya çıktı.
334
00:19:29,320 --> 00:19:33,480
Einstein, hiçbir şeyin ışık hızından
daha hızlı olmadığını söyledi.
335
00:19:33,560 --> 00:19:35,520
Ancak gölgeler ışıktan daha hızlı.
336
00:19:35,600 --> 00:19:41,600
Şu duvara meşaleden bir ışık tutarsam
ve meşaleyi başımın arkasında tutarsam,
337
00:19:41,680 --> 00:19:44,320
gölgem oraya ışıktan önce varır.
338
00:19:44,400 --> 00:19:46,640
Einstein bunu nasıl açıklardı?
339
00:19:46,720 --> 00:19:49,600
Sanırım her şeyin
doğru düzgün göremeyeceğiniz kadar
340
00:19:49,680 --> 00:19:52,320
hızlı gerçekleştiğini söylerdi.
341
00:19:52,400 --> 00:19:54,640
Her şeye bir cevabı var, değil mi?
342
00:19:54,720 --> 00:19:57,880
20. yüzyıl, bilimin
son derece hızlı bir şekilde,
343
00:19:57,960 --> 00:20:01,120
durmadan yenilik sıçmasıyla
öyle müthiş bir başlangıç yaptı ki
344
00:20:01,200 --> 00:20:03,720
bunları yan yana zar zor gösterebiliyoruz.
345
00:20:03,800 --> 00:20:05,240
Ancak bazı yeni icatların
346
00:20:05,320 --> 00:20:08,240
insan öldürebilecek
karanlık bir yanı vardı.
347
00:20:08,320 --> 00:20:09,920
Hem de nahoş bir şekilde.
348
00:20:10,480 --> 00:20:14,120
1. Dünya Savaşı, "tüm savaşları
sona erdirecek savaş" diye biliniyordu.
349
00:20:14,200 --> 00:20:16,840
Ancak şimdi bazı tarihçiler
aksini iddia ediyor.
350
00:20:17,840 --> 00:20:19,800
Ama bu, ilk yüksek teknoloji savaştı.
351
00:20:19,880 --> 00:20:23,640
Uçaklar, makineli tüfekler ve tanklar
352
00:20:23,720 --> 00:20:27,040
kendilerini icat eden insanlarla
savaşmak için ayaklanmıştı.
353
00:20:27,120 --> 00:20:30,840
İnançları, ideolojileri, kalpleri
veya ruhları olmamasına rağmen
354
00:20:30,920 --> 00:20:33,160
ölüm makineleri galip geldi.
355
00:20:33,240 --> 00:20:37,920
Son skor, silahlar: 20 milyon,
insanlar: 0.
356
00:20:38,000 --> 00:20:41,840
İnsanlar savaştığında
ortam her zaman çok kaotik görünür.
357
00:20:41,920 --> 00:20:44,080
Çok fazla bağırma var mı?
358
00:20:44,720 --> 00:20:46,560
Çok fazla bağırma var.
359
00:20:46,640 --> 00:20:48,800
Bu, yüksek sesli emirler de olabilir.
360
00:20:48,880 --> 00:20:52,080
Ölmekte olan
insanların çığlıkları da olabilir.
361
00:20:52,160 --> 00:20:55,880
Yani yakınlarda duran biri için
kulak çınlaması riski vardır.
362
00:20:55,960 --> 00:20:58,720
Bunu yapmaya devam etmemiz
gerçekten üzücü.
363
00:20:58,800 --> 00:21:01,720
Tartışma çıkarmaya çalışmıyorum
364
00:21:01,800 --> 00:21:06,240
ama genel olarak konuşursak
savaş biraz utanç verici görünüyor.
365
00:21:07,040 --> 00:21:11,160
Özellikle popüler bir insan faaliyeti gibi
görünüyor.
366
00:21:11,240 --> 00:21:13,040
Belki de doğamızda var.
367
00:21:13,120 --> 00:21:16,080
Mahluklar olarak
bizi birbirimize düşman eden şey nedir?
368
00:21:16,160 --> 00:21:19,800
Buna da diğerleri gibi
tek bir kısa cümleyle yanıt verir misiniz?
369
00:21:19,880 --> 00:21:22,880
Aksi takdirde kurguda çok gıcık oluyorlar.
370
00:21:22,960 --> 00:21:25,800
Korku, onur ve çıkar.
371
00:21:25,880 --> 00:21:27,960
Yok canım? Bunlar mı?
372
00:21:28,040 --> 00:21:29,840
Özetle bunlar.
373
00:21:31,080 --> 00:21:32,440
Şey…
374
00:21:33,640 --> 00:21:36,800
Bunu kimin kurgulayacağını bilmiyorum
ama idare edecek artık.
375
00:21:38,000 --> 00:21:40,200
Birinci Dünya Savaşı'nın barbarlığı,
376
00:21:40,280 --> 00:21:44,960
çok sayıda üzücü savaş şiirleri
ve pasifist edebiyata ilham oldu.
377
00:21:45,040 --> 00:21:48,960
Bunlar, Belçika'nın konuyla alakasız olan
tekno marşı "Pump Up the Jam"den
378
00:21:49,040 --> 00:21:50,320
yıllar önceydi.
379
00:21:57,720 --> 00:22:01,760
ADLARI "T" ILE BAŞLAYAN DIĞER MÜZIK
GRUPLARI ARASINDA THE CURE,
380
00:22:01,840 --> 00:22:04,680
THE ISLEY BROTHERS
VE THE VELVET UNDERGROUND YER ALIYOR.
381
00:22:07,400 --> 00:22:11,280
BU KLIP ILK YAYINLANDIĞINDA,
IZLEYICILER BUNUN GERÇEK OLDUĞUNDAN
382
00:22:11,360 --> 00:22:14,480
VE HERKESIN
BÖYLE DANS ETTIĞINDEN ENDIŞE ETTILER.
383
00:22:24,400 --> 00:22:28,960
DIŞARI ÇIKIYORSANIZ
BANA BIR COLA ZERO VE TWIX ALIR MISINIZ?
384
00:22:30,200 --> 00:22:32,840
AFFEDERSINIZ, BUNU OFIS ELEMANINA
MESAJ ATACAKTIM.
385
00:22:36,760 --> 00:22:39,000
Savaşta milyonlarca genç erkek öldü.
386
00:22:39,080 --> 00:22:42,600
Ama neyse ki
insanlık yeni bir tür erkek keşfetmişti:
387
00:22:42,680 --> 00:22:43,720
Kadın.
388
00:22:43,800 --> 00:22:46,960
Kadınlar, tarihin arka planında
her zaman var olmuş,
389
00:22:47,040 --> 00:22:49,840
genelde erkeklerin
evcil hayvanı olarak kullanılmış,
390
00:22:49,920 --> 00:22:53,360
ön deliklerinden
taze insanlar fışkırtma büyülerine
391
00:22:53,440 --> 00:22:54,880
hoşgörüyle bakılmıştı.
392
00:22:55,520 --> 00:22:57,480
Ama 20. yüzyılın başlarında
393
00:22:57,560 --> 00:23:00,440
sosyal bilimciler
inanılmaz bir şey keşfettiler:
394
00:23:00,520 --> 00:23:05,040
Bir kadının, bir erkeğin yaptığı her şeyi,
bunu anlatmadan yapabildiğini.
395
00:23:06,080 --> 00:23:07,720
Ayrıca oy hakkını da kaptılar.
396
00:23:07,800 --> 00:23:11,760
Nihayet kadınlar, hangi erkeğin
onlara emir vereceğini seçebilecekti.
397
00:23:11,840 --> 00:23:14,920
Kadınlar
geleneksel giysilerinden kurtuldular.
398
00:23:15,000 --> 00:23:19,240
Bunu, perili mobilyadan ziyade
efemine oğlanlar gibi giyinerek yaptılar.
399
00:23:19,840 --> 00:23:24,400
Korkunç hızda
içki ve sigara içtiler, dans ettiler.
400
00:23:25,160 --> 00:23:29,680
Bu arada, Hollywood'da
yepyeni bir eğlence türü icat ediliyordu:
401
00:23:29,760 --> 00:23:30,880
film.
402
00:23:31,520 --> 00:23:32,840
Kitaptan farklı olarak
403
00:23:32,920 --> 00:23:37,120
film keyfi için odaklanmaya
veya hayal gücü kullanmaya gerek yoktu.
404
00:23:37,200 --> 00:23:41,360
Herkes, hatta
çok tembel ya da aptal insanlar bile
405
00:23:41,440 --> 00:23:44,440
sadece oturup ekrana bakarak
eğlenebiliyordu.
406
00:23:44,520 --> 00:23:46,080
Tıpkı şu anda yaptığınız gibi.
407
00:23:46,160 --> 00:23:49,800
Bununla birlikte, gördüğünüz gibi
ilk filmler tamamen boktandı.
408
00:23:50,320 --> 00:23:52,440
Ama bunun gibi eski filmler sayesinde
409
00:23:52,520 --> 00:23:55,320
eski günlerde
hayatın nasıl olduğunu görebiliyoruz.
410
00:23:55,400 --> 00:23:58,240
Herkes çok hızlı hareket ediyor
ve sık sık düşüyormuş.
411
00:23:58,960 --> 00:24:01,560
Eski filmlerdeki insanlar
neden bu kadar hızlı?
412
00:24:01,640 --> 00:24:04,840
Kamera karşısına ilk kez çıktıkları için
gerginler diye mi
413
00:24:04,920 --> 00:24:06,840
yoksa sessiz film olduğu için
414
00:24:06,920 --> 00:24:09,960
yönetmenin yavaşlama direktifini
duymadılar diye mi?
415
00:24:10,480 --> 00:24:15,200
Kameraların kare hızı,
şimdiki kameralarınkinden farklıydı.
416
00:24:15,280 --> 00:24:16,560
Yani bu bizim hatamız.
417
00:24:16,640 --> 00:24:19,600
Çok hızlı oynatıyoruz
ve aktörler, kapanıştan önce
418
00:24:19,680 --> 00:24:23,080
tüm hikâyeyi aktarabilmek için
hızlanmak zorunda kalıyorlar.
419
00:24:23,160 --> 00:24:26,520
Telaşa kapılıyorlardır kesin.
Ayak uyduramazlarsa ne olur?
420
00:24:26,600 --> 00:24:29,520
Film, oyuncuların henüz bulunmadığı
bir odaya mı geçer?
421
00:24:29,600 --> 00:24:31,640
Bomboş bir odanın görüntüsüyle mi?
422
00:24:31,720 --> 00:24:34,440
Oyuncular normal bir hızla hareket ediyor.
423
00:24:34,520 --> 00:24:39,720
Onları çok hızlı hareket ediyor gibi
gösteren şey, oynatma hızı.
424
00:24:39,800 --> 00:24:42,080
Filmdeki oyuncularla iletişime geçip
425
00:24:42,160 --> 00:24:45,480
sorun olmadığını,
sakinleşebileceklerini söyleyebilir miyiz?
426
00:24:45,560 --> 00:24:47,920
Hayır. Şimdiye kadar hepsi ölmüştür.
427
00:24:49,280 --> 00:24:51,160
İlk filmlerin alt yazıları vardı.
428
00:24:51,240 --> 00:24:54,440
Yani insanlar telefonda
sesi kısık hâlde izleyebiliyorlardı.
429
00:24:54,520 --> 00:24:58,040
Ama çok geçmeden
nasıl ses çıkarılacağını da öğrendiler.
430
00:24:58,120 --> 00:25:01,520
Hangisi senin için daha tatmin ediciydi?
431
00:25:02,320 --> 00:25:04,240
Okumak sonunda gereksiz hâle geldi.
432
00:25:04,320 --> 00:25:08,400
Yazının yüzyıllardır süren tiranlığı
nihayet sona ermişti.
433
00:25:09,560 --> 00:25:13,400
Ama insanlığın umut verici
yeni bir çağa girdiği yönündeki umudu,
434
00:25:13,480 --> 00:25:15,800
çöp olmak üzereydi.
435
00:25:15,880 --> 00:25:17,440
Fırtına bulutları,
436
00:25:17,520 --> 00:25:20,520
tekrar piyasaya çıkacak olan
Dünya Savaşı Serisi ile
437
00:25:20,600 --> 00:25:22,440
Avrupa üzerinde toplanıyordu.
438
00:25:23,480 --> 00:25:26,520
Kısa süre sonra dünya
başka bir küresel savaşın içine daldı.
439
00:25:27,560 --> 00:25:31,200
Ve bu savaşta bir öncekinden
daha korkunç makineler kullanıldığı için,
440
00:25:31,280 --> 00:25:33,680
katliamın sonu
gelmeyecek gibi görünüyordu.
441
00:25:34,800 --> 00:25:37,560
Sonra Amerikalıların aklına
bir fikir geldi.
442
00:25:37,640 --> 00:25:40,480
Almanya'ya attıkları
binlerce küçük bombadan
443
00:25:40,560 --> 00:25:41,960
Japonya'ya da atmak yerine
444
00:25:42,040 --> 00:25:44,240
tek bir tane büyük bomba atsalar
ne olurdu?
445
00:25:44,880 --> 00:25:48,520
Einstein'ın daha önce akıl edip
bahsini açtığım kuramlarını kullanarak
446
00:25:48,600 --> 00:25:51,960
korkunç bir fikir ortaya atan
şapkalı adamlar tarafından yürütülen
447
00:25:52,040 --> 00:25:54,000
Manhattan Projesi'ni başlattılar:
448
00:25:54,080 --> 00:25:56,720
Little Boy, yani Küçük Oğlan adında
bir atom bombası.
449
00:25:56,800 --> 00:26:00,960
Bu, şimdiye kadar kullanılmış
en güçlü ve yanlış adlandırılmış silahtı.
450
00:26:01,040 --> 00:26:03,160
Little Boy ne kadar mı güçlüydü?
451
00:26:03,240 --> 00:26:04,640
Şöyle ifade edelim:
452
00:26:04,720 --> 00:26:08,760
Eğer o bomba eski sevgilim Sean'ın
Westhoughton'daki evine atılsa
453
00:26:08,840 --> 00:26:12,200
A-58'deki Chequerbent dönel kavşağından
454
00:26:12,280 --> 00:26:14,920
Hart Common Golf Kulübü'nün oradaki
çiçekçiye kadar
455
00:26:15,000 --> 00:26:16,600
her şey tamamen yok olurdu.
456
00:26:17,120 --> 00:26:19,800
İlk patlama Sean'ı buharlaştırırken,
457
00:26:19,880 --> 00:26:22,520
geçmişte doğum günümün olduğu
bir hafta sonu boyunca
458
00:26:22,600 --> 00:26:25,000
tamir etmeye çalıştığı
antika Pac-Man makinem,
459
00:26:25,080 --> 00:26:30,360
ardından gelen şiddetli ateş fırtınasıyla
az daha tümden kullanılmaz hâle gelirdi.
460
00:26:30,440 --> 00:26:33,440
Wigan'dan Bolton'a kadar
her şey kül olurdu.
461
00:26:33,520 --> 00:26:36,880
Mesela Middlebrook, gitti.
Bickershaw, gitti.
462
00:26:36,960 --> 00:26:39,440
Hindley Green, unutun gitsin.
463
00:26:39,520 --> 00:26:43,640
Atom bombasının tarifsiz dehşeti,
İkinci Dünya Savaşı'nın sonunu getirdi.
464
00:26:43,720 --> 00:26:45,120
Herkes bıkmıştı
465
00:26:45,200 --> 00:26:49,080
ve dünya bu bölümde ikinci kez,
yine savaş olmaması yönünde hemfikirdi.
466
00:26:49,680 --> 00:26:55,120
Beşinci bölümde, tamı tamına
52 saniye boyunca tutulacak bir söz.
467
00:26:55,200 --> 00:26:57,600
Bugünlerde
nükleer silahlarımızın olmadığını
468
00:26:57,680 --> 00:27:00,400
fark etmek rahatlatıcı, değil mi?
469
00:27:00,480 --> 00:27:03,200
Biz derken kimi kastettiğinize bağlı.
470
00:27:03,280 --> 00:27:06,200
İngilizlerin nükleer silahları var
ve son zamanlarda
471
00:27:06,280 --> 00:27:11,480
sahip oldukları savaş başlıklarını
arttırma yoluna da gittiler.
472
00:27:11,560 --> 00:27:15,080
Evet ama kurusıkı, değil mi?
İçleri kurusıkı.
473
00:27:15,160 --> 00:27:16,480
Hayır, hiç de değil.
474
00:27:16,560 --> 00:27:20,640
Bunlar, nükleer savaş başlıkları olan
tam teşekküllü füze sistemleridir.
475
00:27:20,720 --> 00:27:22,520
Diğer birçok ülkenin de var.
476
00:27:23,280 --> 00:27:25,040
Maalesef nükleer imha tehdidi
477
00:27:25,120 --> 00:27:28,040
günümüzde de
gerçekliğini koruyan bir konu.
478
00:27:37,480 --> 00:27:40,240
Tamam, biraz daha neşeli bir şey
konuşabilir miyiz?
479
00:27:40,320 --> 00:27:41,880
Nasıl isterseniz.
480
00:27:45,440 --> 00:27:47,920
-ABBA sever misiniz?
-ABBA'ya bayılırım.
481
00:27:48,000 --> 00:27:49,720
-Öyle mi?
-Evet.
482
00:27:49,800 --> 00:27:52,760
-En sevdiğiniz ABBA şarkısı hangisi?
-"Dancing Queen".
483
00:27:52,840 --> 00:27:55,120
"Dancing Queen".
484
00:27:55,200 --> 00:27:56,960
Evet, cidden harika, değil mi?
485
00:27:58,000 --> 00:28:01,520
Bir sonraki bölümde,
Doğu ile Batı arasındaki Soğuk Savaş'ın
486
00:28:01,600 --> 00:28:03,880
rock'n'roll'u doğurmasına bakacağız.
487
00:28:03,960 --> 00:28:07,440
Onun da karşı kültür hippileri,
hippilerin Steve Jobs'ı doğurmasına,
488
00:28:07,520 --> 00:28:09,840
Jobs'ın da
bilgisayar ve akıllı telefonları,
489
00:28:09,920 --> 00:28:11,880
onların da sosyal medyayı doğurmasına,
490
00:28:11,960 --> 00:28:16,600
onların da insanlığın şimdiye dek attığı
tüm adımları geri almasına bakacağız.
491
00:28:18,000 --> 00:28:20,880
Sosyal medya,
insanları kutuplaştırıyor, değil mi?
492
00:28:20,960 --> 00:28:23,040
Ayıların çoktan yaşadığı şey gibi yani.
493
00:28:23,120 --> 00:28:25,800
-Hangi ayılar?
-Kutup ayıları.
494
00:28:45,840 --> 00:28:50,840
Alt yazı çevirmeni: Fatma Şebnem Özgür